Kategori Güncel

Kripto varlıklara ilişkin kanun teklifi hakkında

ÖZKESER - Makale

Öncelikle kripto varlıklara ilişkin kanun teklifi hakkında teklife ilişkin tasarının Türkiye Büyük Millet Meclisi Plan ve Bütçe Komisyonunda (yazının yayınlandığı tarihteki haberlere göre komisyondan aynen geçtiği belirtilmektedir) olduğunu, tasarı metnine Türkiye Büyük Millet Meclisi internet sitesinden ulaşılabildiğini belirtmekte fayda bulunmaktadır. Tasarı, aslında doğrudan doğruya bir "kripto varlık" düzenlemesi şeklinde değil; Sermaye Piyasası Kanunu'nda yapılacak değişikliklerle "kripto varlık"ların Sermaye Piyasası Kurulu denetimine tabi hale getirmekten ibaret olduğunu da söylemek gerekir. Bununla birlikte kanun koyucunun halen dahi kripto "para" anlayışında olmadığı; "kripto" olgusunun bir "varlık" yahut bir "emtia" olarak algılandığı görülmektedir.  Kanun tasarısında en çok vurgulanan unsurun "kripto varlık hizmet sağlayıcılar" olduğu ve izinsiz kripto varlık sağlayıcılığı yapanlar hakkında yaptırım hükümleri de içerdiği görülmektedir. Tasarıya göre "kripto varlık hizmeti sağlayıcıları" "Platformları, kripto varlık saklama hizmeti sağlayan kuruluşları ve bu Kanuna dayanılarak yapılacak düzenlemelerde kripto varlıkların ilk satış ya da dağıtımı dahil olmak üzere kripto varlıklarla ilgili olarak hizmet sağlamak üzere belirlenmiş diğer kuruluşları," "Kripto varlık saklama hizmeti" ise "Platform müşterilerinin kripto varlıklarının veya bu varlıklara ilişkin cüzdandan transfer hakkı sağlayan özel anahtarların saklanmasını, yönetimini veya Kurulca belirlenecek diğer saklama hizmetlerini" ifade ettiği görülmektedir. Özellikle ülkemizde çok sayıda "kripto varlık" sahibi olduğu ancak "hiç" yerli cüzdan uygulamasının olmadığı dikkate alındığında mevcut tasarı pek çok "custodial" (emanet) cüzdan uygulamasının Türkiye'de kullanılamaz hale gelmesi riskini yaratmaktadır. Zira tasarıda yer alan "Yurt dışında yerleşik platformlar tarafından Türkiye'de yerleşik kişilere yönelik faaliyette bulunulması ya da Kurulca yapılacak düzenlemeler kapsamında kripto varlıklara ilişkin yasaklanmış bir faaliyetin Türkiye'de yerleşik kişilere sunulması da izinsiz kripto varlık hizmet sağlayıcılığı sayılır." hükmü ile son derece açık bir biçimde yabancı cüzdan uygulamalarını daha şimdiden "izinsiz" ilan edilmiş durumdadır. NEDİR CUSTODIAL(EMANET) CÜZDAN? Özetle banka hesabınızdır. Bir güven kurumu olan ve kanunla kurulmuş olan bankalarda adınıza hesap açtığınızda ve hesabınızda para bulundurduğunuzda banka, size ait parayı, sizin talebinizle kullanımınıza hazır halde bulundurmak konusunda taahhüt vermiş…

Daha fazlasını oku

Avukatlar günü kutlu olsun!

ÖZKESER - Turkiye

"Her şey kanun yapmaktan ibaret değildir. Aksine her şey o kanunları uygulamak ve uygulattırmaktan ibarettir. Uygulayan, yerine getiren, daima karar verenden daha kuvvetlidir." - M. Kemal Atatürk Cumhuriyetimizin kurucusu ulu önder Mustafa Kemal ATATÜRK 5 Nisan 1923 tarihinde Ankara Barosu açılışını yapmış ve adaleti Türk avukatlarına emanet etmiştir. 5 Nisan avukatlar günü kutlu olsun..

Daha fazlasını oku

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Yüksel Yalçınkaya v. Türkiye davası

ÖZKESER - Europe

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Yüksel Yalçınkaya v. Türkiye davası - Bylock uygulaması kullanımı, Bylock delilleri konusunda etkili savunma eksikliği, Sözleşme Madde 7'nin ihlali (Kanunsuz ceza olmaz), Sözleşme Madde 6 § 1'in ihlali (Adil yargılanma hakkı) gerekçeleri bakımından inceleme yapan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi 26.09.2023 tarihinde kararını açıklamıştır. Kararın özet kısmının çevirisini aşağıda paylaşmaktayız. Bugünkü Büyük Daire kararında1 Yüksel Yalçınkaya v. Türkiye davasında (başvuru no. 15669/20) Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi: 6'ya karşı 11 oyla, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 7. maddesinin (kanunsuz ceza olmaz) ihlal edildiğine karar vermiştir. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, 1'e karşı 16 oyla, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6 § 1 maddesinin (adil yargılanma hakkı) ihlal edildiğine karar vermiştir. Ayrıca oybirliği ile Sözleşmenin 11. Maddesinin (toplantı ve gösteri özgürlüğü) ihlal edildiğine karar vermiştir. Dava, eski bir öğretmenin silahlı terör örgütüne üye olmaktan mahkum edilmesiyle ilgilidir Eski adıyla "Gülen hareketi" olarak bilinen ve FETÖ/PDY olarak adlandırılan örgüt Türk makamlarını 15 Temmuz 2016 darbe girişiminin arkasında olmakla suçlamıştır. Yalçınkaya'nın mahkumiyeti kesin olarak şifreli mesajlaşmayı kullanmasına dayandırılmıştır. "ByLock" adlı uygulama, yerel mahkemeler tarafından münhasıran FETÖ/PDY üyelerinin küresel bir uygulama kisvesi altında kullanımı için tasarlandığına karar verilmiştir. Aslında, Bylock kullanan herkes, prensip olarak, sadece bu temelde şu suçlardan mahkum edilebilir idi silahlı bir terör örgütüne üye olmak. Mahkeme, bu tür tek tip ve küresel bir Türk yargısının ByLock delillerine ilişkin yaklaşımı sözleşmenin 7. maddesinin amacı olan ve söz konusu suçla ilgili olarak ulusal hukukta öngörülen keyfi kovuşturma, soruşturma ve cezalandırmanın önlenmesi gerekliliğinden ayrılmıştır. Yalçınkaya aleyhindeki ceza yargılamasında da usule ilişkin eksiklikler olmuştur, özellikle kendisini ilgilendiren ByLock kanıtlarına erişimi ve bu kanıtları kullanma becerisi ile ilgili olarak etkili bir şekilde itiraz edememesi, 6. Madde kapsamındaki adil yargılanma hakkını ihlal etmiştir. Halihazırda Mahkeme'nin huzurunda benzer konuları içeren yaklaşık 8.500 başvuru bulunmaktadır. Sözleşme'nin 7. ve/veya 6. maddeleri kapsamındaki şikayetler ve yetkililerin yaklaşık 100.000 ByLock kullanıcısı, çok daha…

Daha fazlasını oku

Avukatlık Kanunu’nun Anayasaya aykırı ibaresi iptal edildi

ÖZKESER - Turkiye

Avukatlık Kanunu'nun Anayasaya aykırı ibaresi iptal edildi - Bugünkü Resmi Gazete'de yayınlanan Anayasa Mahkemesinin 22/6/2023 Tarihli ve E: 2022/100, K: 2023/114 Sayılı Kararı (1) ile 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 180. maddesinde yer alan dördüncü fıkrasına eklenen "...yüzde kırkı o ilde bulunan barolar arasında eşit olarak, kalan ise..." ibaresinin Anayasaya aykırı olduğu gerekçesi ile iptal edildi. Adli Yardım Sistemi ile ilgili düzenlemelerin olduğu bölümün "Büronun gelir ve giderleri" başlıklı maddesinde   Adli yardım bürosunun gelirleri şunlardır: a) İki yıl öncesine ait kesin hesap sonuçlarına göre tespit edilen toplam miktarlar esas alınarak 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı (1), (2) ve (3) sayılı tarifelere göre alınan harçların yüzdeüçü ile idarî nitelikteki para cezaları hariç olmak üzere para cezalarının yüzde üçü, (4)(5) b) Baroya düşecek paylar ile kamu ve özel kurum ve kuruluşlarından, il veya belediye bütçelerinden baroya yapılan yardımlar, c) Bu amaçla yapılan her türlü bağışlar, d) Adlî yardım görevinden çekilen avukatların yatıracağı ücret, e) Adlî yardımla görevlendirilen avukatın aldığı ücretin yüzde onu ile davadan haklı çıkan adlî yardımdan yararlanan kişinin avukat ücretinden başka, yararlandığı kısmın yüzde beşi. Büronun giderleri şunlardır: a) Adlî yardımla görevlendirilen avukatlara gerektiğinde ödenecek ücretler, b) Büroda görevlendirileceklere ödenecek ücretler, c) Büro giderleri ve diğer giderler. Adlî yardım bürolarının gelir ve giderleri büro bütçesinin ayrı bölümlerinde gösterilir. Bu bölümde kalan gelir fazlasının bir sonraki yıla aynen aktarılması zorunludur. Birinci fıkranın (a) bendine göre hesaplanacak ödenek, Maliye Bakanlığınca her yıl Mart ayının sonuna kadar Türkiye Barolar Birliği hesabına aktarılır. Bu paralar, münhasıran adlî yardım için kullanılır ve yılı içinde harcanmayan paralar, ertesi yıla aynen aktarılır. Paraların barolar arasındaki dağıtımında puanlama esas alınır. Her baroya öncelikle beş temel puan verilir. Verilen temel puana, her elli üye avukat için bir puan, ayrıca il nüfusu esas alınarak her beş bin nüfus için bir puan eklenir. Birden fazla baronun bulunduğu illerde, her beş bin nüfus için tespit edilecek…

Daha fazlasını oku

TARIMSAL ÜRETİM SÖZLEŞMESİNDEN DOĞAN HUKUK UYUŞMAZLIKLARINA İLİŞKİN ARABULUCULUK DAVA ŞARTI

1 Eylül 2023 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan yönetmelik uyarınca tarımsal üretim sözleşmesinden doğan davalarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı haline getirilmiştir. Bu başvurularda arabulucu, yapılan başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren iki hafta içinde sonuçlandırır. Bu süre zorunlu hallerde arabulucu tarafından en fazla bir hafta uzatılabilecektir. BİRİNCİ BÖLÜM Başlangıç Hükümleri Amaç MADDE 1- (1) Bu Yönetmeliğin amacı, tarımsal üretim sözleşmesinden doğan hukuk uyuşmazlıklarının arabuluculuk yoluyla çözümlenmesine ilişkin usul ve esasları düzenlemektir. Kapsam MADDE 2- (1) Bu Yönetmelik; tarımsal üretim sözleşmesinden doğan hukuk uyuşmazlıklarının arabuluculuk yoluyla çözümlenmesine ilişkin dava şartı olarak arabuluculuk süreci ile uzmanlık eğitimine ilişkin usul ve esasları kapsar. Dayanak MADDE 3- (1) Bu Yönetmelik, 18/4/2006 tarihli ve 5488 sayılı Tarım Kanununun 13 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendine dayanılarak hazırlanmıştır. İKİNCİ BÖLÜM Dava Şartı Olarak Arabuluculuk Dava şartı olarak arabuluculuk MADDE 4- (1) Tarımsal üretim sözleşmesinden doğan davalarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. (2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. (3) Dava dilekçesi içeriğinden açıkça arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde derhal herhangi bir usulü işlem yapılmadan ve duruşma yapılmaksızın dosya üzerinden davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir. Arabulucunun görevlendirilmesi MADDE 5- (1) Arabulucu, adli yargı ilk derece mahkemesi adalet komisyonu başkanlıklarına bildirilen sözleşmeli üretim konusunda uzmanlık eğitimi almış olan arabulucular listesinden adliye arabuluculuk bürosu tarafından puanlama yöntemiyle belirlenir. Ancak tarafların listede yer alan herhangi bir arabulucu üzerinde başvuru sırasında anlaşmaları hâlinde taraflar veya tarafların imzasını taşıyan bir tutanakla beraber üzerinde anlaşılan arabulucu, durumu adliye arabuluculuk bürosuna bildirdiğinde bu arabulucu görevlendirilir. Tarımsal üretim sözleşmesinden doğan uyuşmazlıklarda liste dışından bir…

Daha fazlasını oku

Grayscale – SEC Davası Kararı – Ağustos 2023

29 Ağustos 2023 tarihinde Amerikan Temyiz Mahkemesi tarafından Grayscale Investment LLC (Grayscale) şirketi ile Securities And Exchange Commission (SEC)  7 Mart 2023'te başlayan yargılama ile ilgili bir karar verdi. Bu karar dünya basınında "Grayscale davayı kazandı, Bitcoin ETF için yeşil ışık" ana fikirli haberlerle yer aldı. Grayscale ve yöneticileri de kendi sosyal medya hesaplarından aynı içerikli paylaşımlarda bulundular. Ancak ya bilinçli olarak kararda gerçekte ne yazdığını kimse (gazeteciler ve hatta bitcoinerlar bile) sormadı ya da son derece ciddi bir bilinçsizlik hakim. NE OLMUŞTU? Yazının başında bir kısım kısaltmaların açıklamalarını paylaşmak gerektiği, zira Amerikan Sermaye Piyasasında yer alan sermaye araçlarının çok çeşitli olması nedeniyle yazıyı okurken konunun daha net anlaşılabileceği kanaatiyle; ETP : Endeksler, para birimleri ve hisseler gibi temel bir piyasayı yakından takip eden, alınıp satılabilir finansal araçlardır. Borsada işlem gören ürünler. ETF : Borsalarda işlem gören ve genellikle belirli bir endeksi takip eden fonlardır. Borsa yatırım fonları. Esasen ETP'lerin bir türüdür. SEC tarafından Grayscale Investment'ın spot bitcoin borsa yatırım fonu başvurusu reddedildikten sonra SEC'in bu kararında haklı olup olmadığını sorgulanır bir hale gelmişti, zira kurum daha önce bitcoin vadeli işlem ürünlerini onaylamıştı. Grayscale Investment LLC'nin spot Grayscale Bitcoin Trust'ı (GBTC) (GBTC.PK) bir borsa yatırım fonuna (ETF) dönüştürme başvurusunu, teklifin dolandırıcılıkla mücadele ve yatırımcı koruma standartlarını karşılamadığını gerekçesi ile reddedilmişti. Mahkeme SEC'i Grayscale'in, düzenleyici kurumun daha önce bitcoin vadeli işlemlerine dayalı ETF'lerde dolandırıcılığı önlemek için belirli gözetim anlaşmalarını onayladığı için, aynı kurulumun Grayscale'in spot fonu için de tatmin edici olması gerektiği, çünkü hem spot hem de vadeli işlem fonlarının bitcoin fiyatına dayandığı yönündeki argümanı savunma talep etti. Bitcoin vadeli işlem ETF'leri, bitcoin vadeli işlem sözleşmelerini ya da belirli bir tarihte belirli bir fiyattan bitcoin satın alma veya satma anlaşmalarını takip eder. Spot bir bitcoin ETF'si ise bitcoin'in temel piyasa fiyatını takip eder. Bu nedenle spot bitcoin ETF'sinin yatırımcılara doğrudan bitcoin…

Daha fazlasını oku

AB – Dijital Hizmetler Yasası hakkında

Avrupa Komisyonu, 25 Ağustos 2023 tarihi itibariyle Avrupa Birliği düzenlemeleri (Dijital Hizmetler Yasası - DHY) kapsamında 19 büyük online platformu ve arama motorundan ilgili düzenlemeye uygun davranılması ve bunun sağlanması için gerekli girişimlerin yapılmasını talep etmiştir. Söz konusu yasal düzenleme aslında 2022 yılında görüşülmüş ve 19 Ekim 2022 tarihinde Avrupa Parlamentosu tarafından onaylanmış; 01 Kasım 2022 tarihinde de yürürlük kazanmıştır. Ancak düzenlemenin online platform ve arama motorları gibi büyük şirketleri etkilemesi 02 Mayıs 2023'ten itibaren başlamıştır. Ursula von der Leyen, Avrupa Komisyonu Başkanı, 25 Ağustos 2023'te şöyle bir gönderi paylaştı (1) We’re bringing our European values into the digital world.With strict rules on transparency and accountability, our Digital Services Act aims to protect our children, societies and democracies. As of today, very large online platforms must apply the new law. — Ursula von der Leyen (@vonderleyen) August 25, 2023 Düzenlemeye göre büyük online platformlar şu imkanları sağlamak zorundadır; Kullanıcılar kendilerine neden belirli bilgilerin önerildiğine dair net bilgi alacak ve profillemeye dayalı öneri sistemlerinden vazgeçme hakkına sahip olacaklardır; Kullanıcılar yasa dışı içeriği kolayca bildirebilecek ve platformlar bu tür bildirimleri özenle işleme koymak zorunda olacak; Platformların tüm reklamları etiketlemesi ve kullanıcıları bu reklamları kimin tanıttığı konusunda bilgilendirmesi gerekmektedir; Platformların, faaliyet gösterdikleri Üye Devletlerin dillerinde, hüküm ve koşullarının kolayca anlaşılabilir, sade bir dille özetini sunmaları gerekmektedir. Düzenleme bu haliyle son derece cazip ve "talep edilebilir" bir düzenleme olarak görünse de AB Parlamentosu komitesi tarafından onaylanan DSA'ya yönelik mevcut teklifler, çevrimiçi platformların potansiyel olarak yasadışı içeriği hızlı bir şekilde kaldırmasını gerektirecektir. Düzenleme herhangi bir "aktif platformu" otomatik olarak kullanıcılarının iletişiminden potansiyel olarak sorumlu hale getirecektir. Bu durumda da platformların doğal olarak bir takım eylemleri sonuçlarını düşünmeden yapmak zorunda bırakacaktır. Büyük platformlar, geliştirecekleri bir algoritma ile algoritmanın (ya da bir yapay zekanın) hızlı ve keskin kararlarına göre içeriği kaldırarak aşırı engelleme yaparken, haksız yere susturulanların itirazları…

Daha fazlasını oku

TÜRKİYE’DE ÖDEMELERDE KRİPTO PARA KULLANIMI İLE İLGİLİ YASAL DURUM

TÜRKİYE'DE ÖDEMELERDE KRİPTO(1) PARA KULLANIMI İLE İLGİLİ YASAL DURUM* * Bu makale Mayıs 2021 tarihi itibariyle hazırlanmış ve 25.04.2022 tarihinde revize edilmiştir. Yayınlandığı tarih itibariyle yasal düzenlemelerde bir değişiklik olmamıştır. A- Kripto Paralarla İlgili Esasları Belirleyen Yasal Düzenlemeler Ödemelerde Kripto Varlıkların Kullanılmamasına Dair Yönetmelik (TCMB tarafından hazırlanmış, 16.04.2021 tarihinde kabul edilmiş, 30.04.2021 tarihinde yürürlüğe girmiştir)(kısaca TCMB Yönetmeliği olarak adlandırılacaktır) Suç Gelirlerinin Aklanmasının Ve Terörün Finansmanının Önlenmesine Dair Tedbirler Hakkında Yönetmelik (Maliye Bakanlığı tarafından hazırlanmış, 10.12.2007 tarihinde kabul edilmiş, 09.01.2008 tarihinde yürürlüğe girmiştir)(anlaşılır olabilmesi açısından bu doküman kapsamında kısaca MASAK Yönetmeliği olarak adlandırılacaktır) Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği (Sıra No: 529) (Hazine ve Maliye Bakanlığı (Gelir İdaresi Başkanlığı - GİB) tarafından hazırlanmış, 13.07.2021 tarihinde yürürlüğe girmiştir)(bu doküman kapsamında kısaca GİB Tebliği olarak adlandırılacaktır) B- Düzenlemelerde Yer Alan Hükümler TCMB Yönetmeliği 6 maddeden oluşan yönetmelik “…ödemelerde kripto varlıkların kullanılmamasına, ödeme hizmetlerinin sunulmasında ve elektronik para ihracında kripto varlıkların doğrudan veya dolaylı olarak kullanılmamasına ve ödeme ve elektronik para kuruluşlarının kripto varlıklara ilişkin alım satım, saklama, transfer veya ihraç hizmeti sunan platformlara veya bu platformlardan yapılacak fon aktarımlarına aracılık etmemesine ilişkin usul ve esasların belirlenmesi…” amacıyla düzenlenmiştir. Yönetmeliğin 3. Maddesinde de “Bu Yönetmeliğin uygulanmasında kripto varlık, dağıtık defter teknolojisi veya benzer bir teknoloji kullanılarak sanal olarak oluşturulup dijital ağlar üzerinden dağıtımı yapılan, ancak itibari para, kaydi para, elektronik para, ödeme aracı, menkul kıymet veya diğer sermaye piyasası aracı olarak nitelendirilmeyen gayri maddi varlıkları ifade eder. (2) Kripto varlıklar, ödemelerde doğrudan veya dolaylı şekilde kullanılamaz. (3) Kripto varlıkların ödemelerde doğrudan veya dolaylı şekilde kullanılmasına yönelik hizmet sunulamaz.” hükmü yer almaktadır. Yönetmeliğin 4. Maddesinde “Ödeme hizmeti sağlayıcıları, ödeme hizmetlerinin sunulmasında ve elektronik para ihracında kripto varlıkların doğrudan veya dolaylı olarak kullanılacağı bir şekilde iş modelleri geliştiremez, bu tür iş modellerine ilişkin herhangi bir hizmet sunamaz. (2) Ödeme ve elektronik para kuruluşları, kripto varlıklara ilişkin alım…

Daha fazlasını oku

SEC vs RIPPLE LABS INC

13 Temmuz 2023 tarihinde Amerikan Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu (bundan sonra SEC olarak adlandırılacaktır) tarafından Ripple Labs Inc (bundan sonra ripple olarak adlandırılacaktır) aleyhinde açılan davada New York Mahkemesi'nce bir karar verilmiştir. Karar sosyal medyada ve kripto para piyasalarında "ripple'ın zaferi" olarak nitelendirilmişse de karar metnini okumaya başladığımızda daha ilk paragraflarda aslında bir "zafer" olmadığını görebilmekteyiz. Bu yazıda Amerikan hukuk sistemine çok girmeden ve fakat anlaşılabilir olması açısından karar metnini başlıklar halinde irdelemeyi ve vardığımız görüşü paylaşmayı amaçlamaktayız. DAVA KONUSU Dava SEC tarafından ripple ve iki şirket yöneticisi için (Bradley Garlinghouse ve Christian A. Larsen) Menkul Kıymetler Yasası düzenlemelerine aykırı olarak yasa dışı menkul kıymet teklifi ve satışı yaptıkları gerekçesi ile dava açılmıştır. Şirket yöneticilerinin de şirketin yasa ihlaline yardım ve yataklık ettiği iddia edilmiştir. NE OLDU? Kararda olgusal arka plan olarak ripple'ın  kuruluşundan itibaren (önce NewCoin Inc. sonra OpenCoin Inc. ve nihayet 2014 yılında Ripple Labs olarak kurulduğuna kadar) bir irdeleme yapıldığı görülmektedir. ripple'ın piyasaya sunduğu 100milyar xrp'nin 20 milyar kadarının 3 kurucuda olduğu, ripple'ın ise 80milyar xrp si olduğu, ripple'ın tamamına sahip olduğu iştirakçileri aracılığı ile kurumsal satış yoluyla xrp'yi doğrudan belirli bir takım kişi ve/veya kuruluşlara (öncelikle kurumsal alıcılar, risk fonları, ODL müşterileri *Open and Distance Learning) satmıştır. ripple'ın bu satışlardan 728,9milyon USD değerinde xrp sattığı iddia edilmektedir. İkinci olarak ripple, dijital varlık borsalarında bir "program" dahilinde ya da alım-satım algoritmaları aracılığı ile satışlar yapmıştır. Bu satışların kime yapıldığı konusunda ripple'ın bilgisi bulunmadığı ancak bu satışlarda yaklaşık 757,6milyon USD değerinde xrp sattığı iddia edilmektedir. Ayrıca ripple, "diğer dağıtımlar" başlığı altında bir kısım xrp'yi de örndeğin çalışanlarının ödeneklerini karşılamak için dağıtmıştır. ripple ile beraber Larsen ve Garlinghouse da bireysel olarak xrp satışı yapmıştır. Larsen'in 2013-2020 arasında yapmış olduğu satışlardan 450milyon USD kazandığı iddia edilmektedir. EK BİLGİ - HOWEY TESTİ NEDİR? Howey Testi, SEC tarafından belirli bir finansal…

Daha fazlasını oku

Anayasa Mahkemesi’nin 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun Geçici 14. maddesine ilişkin iptal kararı

Anayasa Mahkemesi'nin 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun Geçici 14. maddesine ilişkin iptal kararı - Anayasa Mahkemesi'nin 04.02.2021 tarih,  2019/89E  ve 2021/10K sayılı ilamı Resmi Gazete'de yayınlandı. 30/5/2019 tarihli ve 7176 sayılı Bazı Kanunlar ile 635 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un; A. 7. maddesiyle 4/6/1985 tarihli ve 3213 sayılı Maden Kanunu’nun 47. maddesine eklenen altıncı fıkranın, B. 8. maddesiyle 3213 sayılı Kanun’un değiştirilen geçici 29. maddesinin bentlerini bağlayan hükümlerinin, C. 10. maddesiyle 3213 sayılı Kanun’a eklenen geçici 44. maddede yer alan “... buluculuk hakkı...” ibaresinin, Ç. 14. maddesiyle 3/6/2007 tarihli ve 5686 sayılı Jeotermal Kaynaklar ve Doğal Mineralli Sular Kanunu’nun değiştirilen ek 1. maddesinin (1) numaralı fıkrasının ikinci cümlesinin, D. 16. maddesiyle 7/7/2010 tarihli ve 6004 sayılı Dışişleri Bakanlığı Personeline İlişkin Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun’a eklenen geçici 7. maddenin (1) numaralı fıkrasının, E. 21. maddesiyle 4/11/1983 tarihli ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’na eklenen geçici 14. maddenin; 1. Birinci cümlesinde yer alan “...mahkeme kararlan kesinleşmedikçe icraya konulamaz.” ibaresinin, 2. İkinci cümlesinin, Anayasa’nın Başlangıç kısmı ile 2., 5., 10., 13., 15., 35., 36., 46., 56. ve 168. maddelerine aykırılığı talebiyle Muş İcra Hukuk Mahkemesi'nce başvuru yapılmış idi.   Yapılan başvuru neticesinde Anayasa Mahkemesi'nce diğer hükümler bakımından talepler reddedilmiş ancak; E. 21. maddesiyle 4/11/1983 tarihli ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’na eklenen geçici 14. maddenin; 1. a. Birinci cümlesinde yer alan “...mahkeme kararları kesinleşmedikçe icraya konulamaz.” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE, Rıdvan GÜLEÇ’in karşıoyu ve OYÇOKLUĞUYLA, b. Birinci cümlesinin kalan kısmının 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 43. maddesinin (4) numaralı fıkrası gereğince İPTALİNE OYBİRLİĞİYLE, 2. İkinci cümlesinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE, Rıdvan GÜLEÇ’in karşıoyu ve OYÇOKLUĞUYLA, 4/2/2021 tarihinde karar verilmiştir.   Karar metni

Daha fazlasını oku